Göğüs Hastalıklarının Belirtileri

Göğüs Hastalıklarının Belirtileri

Meme ağrısı, ele gelen şişlik yani göğüs ağrısı, göğüste büyüme, göğüs derisinin bozularak düzensiz hal alması (portakal kabuğu şeklinde ) , göğüs ucunda çekinti, içi doğru göçme, göğüs cildinde kızarıklık, ödem, göğüs başında kaşıntı, kabuklanma ve akıntı, koltuk atlı bölgesinde şişlik, sırt ağrıları.

Göğüsteki Kitlelerin Özellikleri ve Önemi
Kadınlar kendi vücudunda yumru, sertlik, şişlik şeklinde tevafuken tespit edip yorumlarlar. Kitlenin önemi şu şekildedir; ilk belirti %80-90 oranında kitledir. Tek belirti buda olabilir. Bu kitle her zaman kitle niteliği taşımaz. Gençlerde fidroodenom dediğimiz selim karakterli hastalık kitle nedenlerinin başında gelir. Orta ve ileri yaşlardaysa kitlenin tespiti kanser niteliğinde olma durumu biraz daha dikkatli olunmalıdır.

Muayene Tespitinin Yorumlanması
Kitlenin karakterine göre yorum yapılır. Mesela haraketli, düzgün kenarlı, sınırları belirgin göğüste ilave bulgusu olmayan kitleler selim bir hastalığın habercisidir. Yalnız tam tersi karakter kanser riskini gösterir.

Göğüs Ağrısının Nedeni Nedir?
Göğüs kanserine göre ağrı çok rastlanmayan bir belirtidir. Yalnız göğüste sınırlı, keskin ve tekrar edici ağrı göğüs arkasına yayılıyorsa hasta tarafından zorlayıcıysa kanser yönünde araştırma yapılmalıdır. %5-10 oranında ilk belirti ağrı olabilir.

DİKKAT; adet döneminde hissedilen hassasiyet çoğu bayanda vardır ve özellik arz etmez. Göğüs kistleri ve selim urları genellikle ağrı oluşturan emziren hanımlarda rastlanan ABS ederdeyse zorlayıcı tarzda ağrı vardır.

Göğüs Apsesi 
Akut masfit ya da lohusalık masfiti dediğimiz Göğüs iltihabı süt vermenin bir komplikasyonu oluşur. Genelde ilk ve sık sık emzirmenin ilk haftasında oluşur.

Göğüste Büyüme
Ergenlik ve gebelik dışında tek bir göğüste meydana gelir, seyrek bir belirtidir ve önem arz eden kanserin ilk belirtisidir.

Koltuk Altı Şişliği
Koltuk altındaki lenf bezlerinin büyümesine bağlı olarak şişlik hissedilmesinin birçok sebebi olabilir, meme ile koltuk altındaki şişliğin birlikte hissedilmesi kanserin ilk evrede olduğunu gösterir.

Göğüs Başındaki Akıntı
Kitle dışındaki en önemli belirtidir. Tüm göğüs hastalıklarının %10 nun da mevcuttur. Âmâ akıntı her zaman hastalık belirtisi değildir. Süte benzer süt kıvamında akıntılar meme dışı sebeplerden meydana gelir. Fizyolojik kökenli olmayabilir.

Göğüste Hastalığı Gösteren Akıntılar
%85-90 oranında akıntı selim, %10-15 i habis hastalığa sebep olur. Hastalık gösterenler sarı bulanık, kanlı bazen de siyah kahverengi şekildedir. Ama kanlı akıntı genelde kansere delalet etmeyebilir.60 yaş üzerinde kanser ihtimali daha yüksektir.

Göğüs Kanserinde Erken Teşhisin Önemi
Göğüs hastalıklarının en önemlisi göğüs kanseridir. Tedavide başarı sağlanması için göğüs dışına çıkmadan teşhisine bağlıdır. 1 cm çapında tespit mümkün olur. 1 cm den küçük olursa koltuk altına yayılma oranı %20 iken 2-3 cm lik kitlede bu oran %50 lere çıkar. Yani koltuk altında yayılmış kanserde 5 yıllık yaşama durumu olabilirken, %50 ye ulaşmamış durumda %95 e çıkar. Erken teşhis son derecede önemlidir.

Ekonomik sebepler, göğsünde olan farklılıkları anlamama, psikolojik faktörler doktora gitmeyi geciktiren sebeplerdir. Yahut ölüm korkusu, göğsü kaybetme korkusu, eşle olan duygusal eğilim, utangaçlık, ilgisizlik gibi psikolojik sebepler önemlidir. Bu sebeple belli aralıklarla ayda bir kez hayız döneminde 7 gün sonra belli aralıklarla rutin kontrolü yapılmalıdır. Ayna karşısında kendinizi gözlemleyerek vücudunuzda olacak önemli bir kontroldür.

Göğüs Kanserinin Önemi Bayanlarda en çok kanserlerin başında %15-20 oranla göğüs kanseri ilk sıradadır. Yapılan araştırmalara göre her 10 kadından 1’inde bu kanser görülmektedir. Tedavisi en başarılı olanda göğüs kanseridir.%90 oranda tevafuken fark edilip erken teşhis konulmalıdır.

Göğüs Kanserinin Tedavi Yolları Hasta olan kişiye ve hastalığa göre farklılık gösterir. Kemoterapi, ameliyat, hormon tedavisi, şua tedavisi veya bunların bazıları birlikte uygulanır.

Erkekte Göğüs Kanseri Oldukça düşük orandadır. 100 kadına karşılık 1 erkekte görülebilir. Belirtileri bayanlarla neredeyse aynıdır. Teşhis edilmesi daha geç bir zamanda olmakta ve daha kötü olmaktadır.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir